10 Şubat 2015 Salı

Yazılmamış cümlelerim var benim.


Yazılmamış cümlelerim var benim.
Toprağın suya olan hasreti gibi, bitmek bilmeyen bir özlem var içimde.
Yolunu kaybetmiş yolcu gibi, kaybolmuş çoban yıldızını arayan, aç susuz halsiz ve perişan kaybolmuş cümlelerim var benim. Hava kararırken sönen ışıkların arkasında bekleyen yitik cümlelerim var benim. Uzun bir gün sessiz bir gece kayan bir yıldız gibi anlatamadığım hicran var içimde…


Yarım kalmış hayal, bitmek bilmeyen vuslat, körüklendikçe yanan ateş gibi yarım kalmış sevdam var benim.  Bir varmışla başlayıp bir yokmuşla biten aklımın bir köşesinde tüten yarım kalmış düşlerim var benim. Adını anarak başladığım, adın geçmeden dökülmeyen şiirlerim var benim.

Ufukta görünen yolcu hangi menzilde biter yol! Gitmek mi gelmek mi marifet bilinmez lakin bitmeyen çilem var benim. Bir harf bir cümleye ne kadar yakınsa, aşk sana o kadar yakın! Susmak mı kader, konuşmak mı bilinmez, lakin yazılmamış cümlelerim var benim…

Anlatarak anlaşılmaz bir dert, yürünmeden çıkılamayan yokuş, varıp da dinlenilemeyen vaha gibi yarım kalmış cümlelerim var benim.

Yazmak hikayenin sonu mu başı mı bilinmez…  Yazmak çilehanenin giriş kapısı, nereye açılır içinde ne vardır bilinmez. Çıkışı olmayan menzili bulunmayan bir yol yazmak! Kalem ve kağıdın ebedi arkadaşlığı başlar böylece…


Mehmet Abdullahoğlu

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder